Sevgi Üretilemezse, Nefret Ürer

Başlangıç, Felsefe

İnsanlardaki şiddet eğilimi, kişinin içindeki sevginin alınmasıyla başlar. Böylelikle nefretle beslenen her erkek kadına cinsel obje olarak bakmaktan öteye geçemez. Onu namahrem olarak görür, tüm ahlak kurallarını onun sırtına yükler ve bütün bu değer olarak gördüğü kavramları kadının cinsel kimliği üzerinde kullanır aşağlar, küfürleri ise bu değerler üzerine kuruludur. Kadın ise tüm olanlar karşısında erkeği sahibi ve koruyucusu olarak görür, mücadele etmek ister özgürlüğü için bedel ödemeye hazırdır, fakat tüm bunlara rağmen susar, çünki yetiştirmesi gereken erkekler vardır.

O kendi durumunun farkına varamadan erkek çocuğu dışarıda bu olanları yaşatmaya başlamıştır.

Temelini sevginin oluşturmadığı her ilişki erkek ve kadının yaşama gücünü kırar, nefreti dahada körükler.
Nefretle beslenen her insan militarist bir yapıya meyillidir bu durum insanlara rahatlıkla silahlanabilmelerini, ölmeyi ve öldürmeyi kabul ettirebilir.

Mevcut politikaların tamamı kişisel özgürlükleri baskı altında tutarak sevgiyi ve gençlerin cinsel haklarını namussuzluk ve ahlaksizlik olarak gösterir, bu durum kişide suçluluk ve pişmanlık hissi yaratır, insanları önce kendisine sonra birbirlerine yabancılaştırarak gerçek yaşamdan ve sevgiden uzaklaşmalarını  sağlar.

Çocuklarınızın beyinlerini köhneleşmiş ahlak kurallarınızla doldurduğunuz, onların sevgi duygularını bastırdığınız sürece, çocuklara değer vermeyip okulda, evde ve sokakta aşağıladığınız sürece birer insan değil potansiyel bir katil, tecavüzcü yaratmış olursunuz. Çocuğunuza attığınız her tokat çocuğun kendisinden zayıf, güçsüz gördüğü her şeye saldırmasına neden olacaktır ve çocuklarda yaratığınız her etki bir tepkiye dönüşecektir. Unutmamalıyız ki sevgi özgürlüğü, nefret ise en büyük savaşı getirir.

Levent Erdem Degirmenci

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.