Bilimsel Teknolojik Sömürü Düzeni

Başlangıç, Bilim ve Teknoloji

Her geçen gün teknoloji gelişmekte bilim ilerlemekte ve beraberinde yozlaşma ve sömürü getirmekte. Bu gelişimin altında yatan sömürü düzeninin getirdiği, duygu ve düşüncenin yok edildiği, insanların makineleştirilip belirli bir ücret karşılığında emeğinin satın alındığı, doğanın yok edildiği, yanlış şehir planlamaları yüzünden tüm su kaynaklarının geri dönüşümü olmaksızın kurutulduğu kendi gerici düzenini kurmakta. Yaşadığımız sistem (kapitalizm) var olan teknolojiyi ve bilimi tamamen patronların kar oranlarını yükseltmesine ve daha fazla sermaye birikimi yapabilmelerine olanak sağlayarak kullanmakta ve yoksulluğu sürekli arz ederek insanları muhtaç duruma getirmektedir böylece yoksul ile zengin arasındaki uçurumu gitgide derinleştirmektedir.

Tarımda Bilim ve Teknolojinin yeri

Eskiden yüz dönümlük bir arazide ortalama 50 işçi çalışırken şimdiki zamanın teknolojisinde 1 işçi yeterli olmaktadır çünkü yüz işçi yerini bir traktöre bırakmıştır, aslında traktörün bulunması insanların kendine daha fazla vakit ayırabilmeleri için ortaya çıkmamıştır sadece toprak sahiplerinin daha fazla toprak sahibi olabilmeleri için üründen daha fazla elde edip daha fazla kar elde etmelerine olanak tanımıştır. Bilimsel ilerlemenin patronlara getirdiği en önemli artı ise hormonsal ve genetik aşılar olmuştur. Sebze, meyve, tahıl gibi insan vücudunun en gerek duyduğu temel besinlerde genetik değişimlere gidilip (soya, mısır gibi ) ki bu gibi besinler bebek mamalarına kadar yayılmıştır, hormonların ve aşıların kullanılmasıyla besinlerin hızlı ve kısa sürede yetiştirilmesi, (domates biber vs.) sebzelerin özünün tamamen değişmesine neden olurken meyve ağaçlarına yapılan aşılar (ağaçlara yapılan hormonsal aşılar bitki damarlarını genişleterek meyvelerin oluşmasını kısa sürede sağlar fakat bu meyvelerin mineral ve vitamin değerlerini yarı oranda yok eder) insan sağlığını hiçe sayıldığının göstergesidir. Yanlış sulama teknikleri yüzünden kuraklığın oluşması ve su kaynaklarının düzensiz bir şekilde tüketilmesi gelecekte ciddi sorunlar yaratmaktadır. Tarım ilaçları bir çok hastalığa neden olmaktadır bu hastalıkların başını çeken ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi çocuklarda sık rastlanılan hastalık türüdür.

Hayvancılıkta  Bilim ve Teknolojinin yeri

Küçük baş ve büyük baş hayvancılıkta geliştirilen Gdo’lu yem formülleri küçük baş hayvanları 15, büyük baş hayvanları ise ortalama 40-60 günde büyüme seviyesine getirmektedir, tavukların daha fazla yumurtlaması için kullanılan yöntemlerin başınıda Gdo’lu besinler çekmekte, ineklerin daha fazla süt verebilmesi için kullanılan Gdo’lu besinlerin kullanılması ve üretilen bu sütlerin hayatın her alanında kullanılıyor olması, Arıcılıkta üretilen balın %60’nın glikoz  olması buda yetmiyormuş gibi arının balından faydalanmak için arıyı kapalı kutu içerisinde sadece şeker yedirilerek beslenmesi, ne kadar bal o kadar para zihniyetine bürünmüş patronlar sanki bu dünyayı vahşi yaşama dönüştürmüş ve dönüştürdükleri bu yaşamda kendilerini de aslan olarak görebilmekteler.

Balıkçılıkta Bilim ve Teknolojinin yeri

balikcilik

Eskiden insanlar sadece ihtiyacı kadar balık avlarken şimdi bir seferde binlerce balık avlanmakta ve bir çok deniz hayvanının yanlış avlanma ve daha fazla kar hırsı yüzünden nesli tükenmektedir. Bu tüketimin çoğu geliri yüksek aileler tarafından tüketilmekte yoksul ailelerin ise mutfağına çok az balık girmektedir. Balık çiftlikleri canlıların yaşam alanını yaşanılamayacak hale getirirken dünyanın en önemli bitki örtüsü olarak bilinen mercanlar ve dünyaya en temiz oksijeni sağlayan okyanuslar büyük fabrikaların ve santrallerin saldığı karbonmonoksit gazları yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kozmetik alanda en çok ihtiyaç duyulan balina yağı insanların avlanması yüzünden balinaların da soyunu tüketmektedir.

Sanayide Bilim ve Teknolojinin yeri

sanayi

Sanayideki gelişim tüm insanlığı tehdidi altına almaktadır, daha fazla üretip daha fazla kar yapabilmek için her yöntemi deneyen, parayla beslenen canavara dönüşmüş patronlar gelecekle ilgili hiçbir şeyi düşünmezken dünya nüfusunun büyük bölümünü oluşturan işçi emekçi çocuklarının hayatını hiçe saymaktadır ve küresel ısınmaya neden olmaktadır. Kullandığımız telefonlar müzik çalarlar ve hiç önemsemediğimiz piller, çocuğumuza sevinerek aldığımız plastik oyuncaklar bunların insan vücuduna zararları getirilerinden daha fazladır. Buna örnek olarak elektromanyetik dalgalar ve radyasyondan uzak kırsal bir alanda organik besinlerle beslenen bir insan ömrü (90-120) ile bütün bu etkilere maruz kalan insan (60-70) arasındaki yaş farkı azımsanamayacak kadar fazladır bunun yanı sıra milyarlarca dolar silah sanayisine yatırım yapılmaktadır silahların neden üretildiğini sorguladığımızda da karşımıza çıkan sonuç şudur, sizin güvenliğiniz değil her ülkenin kendi sermayesinin güvenliğini sağlayabilmek.

Kültür ve Sanatta Bilim ve Teknolojinin yeri

kultur-sanat

Kapitalizm kendi popüler kültürünü yaratmakta. Bunu filmleri, dizileri ve müzikleriyle yapmakta kendi medya organlarını oluşturup kendisine tehdit oluşturduğunu düşündüğü her şeye sansür uygulamakta ve toplumun algısını bu şekilde belirleyebilmekte. İnsanları sadece tüketime, lükse ve ihtişamlı yaşama özendiren, toplumcu değil bireyci nesiller yetiştiren, zamanla asimilasyonlaştırılan toplumun karşısına koyulan karakterlerin popüler kültürün bir parçası haline getirildiği bir düzen. Mevcut sistemde kültür ve sanat kullanılarak insanların ne düşüneceği belirlenmekte böylece akılcı düşünen ve sorgulayan değil, sorgulamadan ne düşünmesi gerektiğini bilen akılcılıktan uzak, kurnaz, çıkarcı, duyarsız ve duygusuz bir insan türü ortaya çıkarmakta.

Levent Erdem Değirmenci

Bir Cevap Yazın