Organizmadan, Mekanizmaya

Başlangıç, Felsefe

Milyarlarca yıllık dünya sahnesinde 200.000 bin yıldır var olma sürecimiz devam ediyor bizden önce bir çok türün yok olduğunu biliyoruz hatta bir çok türü de biz yok ettik ve kendi varlığımızı diğer tüm türleri yok etme pahasına sürdürmeye devam ediyoruz. Bu süreç binlerce yıldır durmadan tüm hızıyla devam ediyor ve duracak gibi de görünmüyor.

Araçları kullanmaya ve bunu bir deneyime dönüştürüp, bizden sonraki nesillere aktarmaya başladığımızdan bu yana neredeyse her şeyi kontrol etmeye ve değiştirmeye başladık, bu durum diğer türlerden kendi türümüze, bizleri köleleştirmeye kadar götürdü, küçük topluluklardan imparatorluklara, imparatorluklardan krallıklara ve krallıklardan devletlere kadar ulaştık. Köleliği kaldırdığımızı söyledik, ama yine durmadık emeği alınıp satılabilen bir değere dönüştürdük, bunu kontrol edebilmek için ilk aracımızı geliştirmiştik ve adını para(meta) koyduk, artık emeği de kontrol etmeye başladık, parayı ise dilediğimiz gibi kullanabiliyorduk, insanları emeklerini satmaya mecbur bırakıyorduk sistem bu şekilde işlemeye başlamıştı ve beraberinde şirketleri, tekelleşmeyi yaratmaya başladı şirketler parayı kontrol ederek emeği de kontrol edebiliyordu, böylece dilediklerini yapabilecek güce sahip olabiliyorlardı.

Şirketler Dünya Sahnesinde

Şirketlerin dünya sahnesine girmesi, beraberinde rekabeti yarattı, bu rekabet yeryüzündeki her şeyi kendi çıkarına kullanabilecek güce ulaşmaya başladı, artık süper silahlarımız vardı ve buda durdurulamaz bir hal almıştı artık kendi neslimiz dahada tehlikeye girmekle kalmamış dünyayı bir günde yok edebilecek güce ulaşmıştı. Emeği kontrol edebilen şirketler emeğin kendi içerisinde de rekabetini yarattı buna kariyer dedi ve bireyleri bir yarış atına çevirdi. Toplumun evrimleşme süreci tüketim toplumuna dönüşmesiyle hız kazanmış ve beraberinde yozlaşmayı getirmişti artık insanlar hislerini, duygularını kaybetmiş birer mekaniğe dönüşmeye başlamışlardı onları canlı yapan belki organizma olmalarıydı ama işleyiş olarak bir canlıdan çok programlanmış robotlara dönüşmüşlerdi canlı kalmayı başaranlarda ötekileştiriliyor ve yok ediliyordu.

Canlılık Can Çekişiyor

Artık bizi biz yapan canlılık fonksiyonlarımız dan da kurtulmaya başlıyorduk, bu durum bilgisayar çağıyla başlayan ve emeğin yerini makinelere bırakan bir yapıya dönüşüyordu, bilimin gelişmesiyle yazılım alanında da yapay zekaya doğru geçiliyordu artık binlerce yıl süren ve nesilden nesile aktarılan deneyimler bir bilgisayar için saniyelik bir olasılık hesaplaması olabilirdi, yani insanların yüzyıllar süren deneyimleri güçlü bir işlemciye sahip bir bilgisayar için saniyelerle sayılıydı.

Öz farkındalık ve öğrenme deneyimini kazanmasıyla başlayan yapay zeka sürecinin insan ırkı için yeni bir başlangıcı olmuştu, insanlar ya bilgisayarlara entegre olacaklardı yada bilgisayarlar organizmaların önüne geçeceklerdi bu durumda insanoğlu kendi neslini tarih sayfalarından çekebilir yerine bambaşka bir türü getirebilirdi bu türün adı biomekanizma bir insan gibi olan mekanikler tamamen gelişmeye açık deneyimleye bilen neden sonuç ilişkisi kurabilen ve deneyimleri eyleme dönüştüren varlıklar olabilirdi.

Artık oksijene bağlılık yok organizmaya bağlı gıda tüketimi yok ve en önemlisi üreme yok. Kendi kendilerini üretebilen geliştirebilen, galaksiler arası yolculuk yapabilen ve enerjisini sadece ışıktan alan biyomekanizmalar yeryüzüne hakimiyeti aşıp galaksinin hakimi olacaklardır. Kim bilir beklide insanlardan aldıkları gen kodlarıyla diğer galaksileri işgale başlayacaklardır.

Levent Erdem Değirmenci

Bir Cevap Yazın