tanrinin-insanlari

Tanrının İnsanları

Sosyoloji ve Felsefe

İnsanoğlunu dünyadaki diğer canlılardan farklı kılan en önemli özelliği varlığını ve benliğini sorgulamasıdır. Bu soruya verilen en popüler cevaplardan biriside René Descartesin söylediği gibi “Düşünüyorum o halde varım” fikridir.

Varlığımızdan bu yana düşündüğümüz ve bir türlü cevabını bulamadığımız diğer bir soru ise eğer varsak bizi kim yarattı veya nasıl var olduk sorusudur. Bu soruya bir yaratıcının olduğunu varsayarak cevap verecek olursak;

Bizden daha zeki ve akıllı bir varlık olduğunu düşünelim buna tanrı, yaradan veya en büyük güç diyebiliriz. Bu varlığın ihtiyacı veya amacı ne olabilir? insanları sınamak ve buna göre ödül ve ceza vermek mi?

Eğer amacı buysa bu bizden daha zeki ve akıllı olduğu anlamına gelmez. Aksine bu bizim dengimiz de biri olduğunu gösterir. Neden mi? Adalet dünyada da ödül ve cezadan ibarettir.

İnsanları iyi veya kötü yapan nedir?

Bunu en iyi şekilde açıklamak için dünyadaki suç oranlarına ve insani gelişim değerlerine bakmamız yeterlidir. Bu sonuçlara baktığımızda eğitim kalitesi ve gelir düzeyi yüksek ülkelerde suç oranları daha düşük ve yaşam kalitesi daha yüksektir.

Göbeklitepe

Aslında yaşadığımız topluma ve koşullara göre nasıl bir karakter olacağımızı öngörmek zor değildir. Sadece sosyo-ekonomik koşulları düşündüğümüzde dahi bir çoķ nedenle karşılaşabiliriz.

Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda yaratıldığına inanılan bir canlıyı cehenneme veya cennette göndermek ne kadar akıllıca olabilir.

İnsan kendi iradesiyle karar verir. Karar vermesini sağlayan bilincidir, bilinç koşullara bağlı gelişir.”

İyi veya kötüyü ayırırken kişinin yaptıklarından çok yaşadıklarını ve koşullarını göz önünde bulundurmak gerekir. Bu koşullar iyileştirildiğinde suç veya kötülükte aynı oranda düşüş gösterecektir.

Tanrının Aklı

İspanyol sanatçı Goya’nın Satürn resminin detay görüntüsü.

Eğer bizden daha zeki bir varlık varsa ihtiyacı olan tek şey bilgidir ve bilgi yoktan var edilemez. Bilgi sadece deneyim ve gözlem ile üretilebilir ve bir kez var olduğunda zaman aktığı sürece gelişimi durdurulamaz.

Tanrı evrende tek başına olsaydı hiç bir şey üretemezdi ve ona inanacak hiç bir varlık olmazdı. Şimdi daha derine inelim…

Evrendeki tüm fizik kuralları değişimin, değişmeyeceği yönündedir. Yani canlı cansız her şey değişime uğrar ve her değişim beraberinde farklı varyasyonlar üretir. Bunu matematiksel düşünecek olursak sonsuz bir olasılıkla karşılaşabiliriz. Buda sonsuz deneyim, ihtimal ve sonsuz bilgi demek.

Aslında hepimiz sadece deneyimleyen ve zamanda isteyerek yada istemeyerek bilgi üreten varlıklarız. Doğanın yasalarına göre hiç bir şeyin yok olamayacağını düşünürsek bizler sadece bir denek veya bir kümeste yumurtlaması beklenen birer tavuk olabiliriz. Çünkü bizden daha üstün bir varlığın yumurtaya değil bilgiye ihtiyacı olacaktır.

Levent Erdem Değirmenci


Bir Cevap Yazın